avatar
Şuanki Zaman: 22-11-2008, 01:56 AM Hoşgeldin Misafir ! (GirişÜye Olun)
 
 
Forum11.NET Ek Özellikler
Canlı TV Haberler ÖSS-OKS-SBS Puan Hesabı Sohbet-Müzik-Eğlence
En Son Yaşanan Depremler Hava Durumu Resim Upload Video İndir
Finans Pagerank Öğren Rüya Tabirleri  
Sitemize Moderator Alımları Devam Etmektedir.. İlgilenebilecek Arkadaşları Bekleriz.. Maderatorluk Başvurusu İçin Buraya Tıklayın..
 
 
 

Fanatik Rütbe İster misin? 250 Mesaj Sayısı Olan Üyelerimiz İçindir. (Grup Üyeliği Değildir.)
Ör:
TR Nick - GS Nick - FB Nick - BJK Nick - TS Nick     Ayrıntılar İçin Tıklayın..

Cevapla  Konu Gönder 
 
Derecelendir
  • 0 Oylar - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Fenerbahçe Sezon Başı Klasiği
25-08-2008, 05:43 PM (Bu Mesaj 25-08-2008 05:44 PM değiştirilmiştir. Değiştiren : Aykut1907.)
Mesaj: #1
Fenerbahçe Sezon Başı Klasiği
Son 7 yıldır ligin ilk maçında Fenerbahçe’nin puan kaybetme geleneğinde bir değişiklik olmadı, bizim takım Antep’te 3 puan bıraktı. Son 7 yılın tek istisnası, iki sezon öncenin ilk maçına Kayseri Erciyes maçına 6 golle girip, liderlik koltuğuna oturmak olmuştu. O sezonun büyük bölümünde lider Fenerbahçe idi ve sezon sonu gelen şampiyonluk da hakkıydı.
Geçen sezon, şampiyonluğu kendi elimizle teslim ettik ama sezonun çok ama çok az bölümünde lider koltuğunda oturduk. Sezonun tümüne bakıldığında şampiyonluğu hak etmiş miydik? Tartışılabilir.
Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde en başarılı performansımız idi ve buradan yola çıkarak 2007-2008’in pekala başarılı bir sezon olduğunu söyleyebiliriz; ancak şampiyonluğu gerçekten hak etmiş miydik, yani bir önceki sezon hak ettiğimiz ve şampiyon olduğumuz gibi, daha önceki sezon ise hak ettiğimiz ve ona rağmen son Denizli maçında verdiğimiz gibi miydik?
Ligin tartışmasız en iyi takımıydık ama şampiyonluğu hak ettiğimiz söylenemez geçen yıl.
Bu yıl Gaziantep’teki ilk maçta 80.dakikada gelen gol ile gerçekten çok iyi oynamış olan rakip takıma karşı sezona 1-0 yenik başlamış olmak çok önemli değil. Beş yıl önce iyi oynadığımız ilk maçta hem de kendi sahamızda İstanbulspor’a 3-0 mağlup girmiştik sezona ve sonunda hakkımızla şampiyon olmuştuk.
Önemli olan, Fenerbahçe’nin Antep’te geçen yılın son bölümündeki görüntüyü vermesiydi. Hem hırs ve mücadele, hem futbol felsefesi ve hem de takım dizilişi ve sistemi olarak.
Luis Aragones, bugüne dek uygulattığı ve bizim de ilk MTK maçında görerek övdüğümüz doğruları yerine, futbol ulemasının kendisine yönelttiği eleştirileri yani futbol ulemasının doğrularını uygulattı ve yenildik.
Aurelio’nun yerinde Maldonado, Kezman’ın yerinde Güiza, Deivid’in yerinde Colin Kazım, diğer ön libero konumunda Emre Belözoğlu, Semih Şentürk yine yedek ve Alex eski konumunda.
Bu manzarada Kezman’ın pek kusuru olmadığını da görmüş olduk. Güiza’nın Kezman’dan pek farkı yoktu ve bu dizilişte olamaz.
Geçen yılın ve Euro 2008’in performansına baktıktan sonra bu takımda Semih Şentürk’ün direkt oynaması gerektiğine inanıyoruz. Semih’li, Güiza’lı, Alex’li ve Emre’li bir onbir olamayacağını, bunlardan birinin kulübede başlaması gerektiğini futbol uleması yazdı, çizdi ve Aragones, Semih’i kulübede unutarak, geçen yılın sistemiyle Fenerbahçe’yi Kamil Ocak’ta sahaya sürdü. Oysa, kendisi eleştirilere kulağını tıkayarak Güiza’yı en önde, Semih’in onun arkasında ve Alex’i geçen yıllarda oynadığı konumdan biraz daha geride oynatıyordu.
Bu yapıyla Avrupa’da sonuç alınamayacağını söylediler. Bu yapı, Türkiye’de işleyebilirdi ama Avrupa’da hayır.
Bu yapı, Budapeşte’de MTK’ya 5 attı, Belgrad’da ilk yarım saatin şaşkınlığının ardından Partizan’a 2 gol attı ve bir sürü gol pozisyonuna girdi.
Değiştirilen yapı, Türkiye’de, Antep’te gol pozisyonuna giremeden, Fenerbahçe’nin geleceğine ilişkin bir sürü soru işaretini uyandırarak yenilgi getirdi.
Beşiktaş, Antalyaspor karşısında 78.dakikada 2-0 mağlup iken, ben maçı izlerken, “Bu maçı Beşiktaş kazanır” düşüncesini aklımdan geçiriyordum. Sadece Antalya Teknik Direktörü Jarabinsky’nin anti-futbol oynatması, skorun üzerine yatmasından ötürü inisyatifin Beşiktaş’ın elinde bulunmasından ötürü değil. Beşiktaşlı oyuncular, 2-0 yenilgiyi kabullenmemiş bir havada oynuyorlardı.
Fenerbahçe, golü yediği 80.dakikaya kadar bana, “Bir gol atıp, bu maçı alırız” duygusunu vermeden oynadı. Golü yedikten sonra 15 dakika daha oynandı oyun. Fenerbahçe, skoru reddeden bir ruh hali içinde değildi.
Bu maçı unutacağız. Zaten her yıl sezona böyle başlıyoruz diye kendimizi avutacağız ve önümüze bakacağız.
Bu maçtan Aragones’in ders çıkarttığına inanacağız. Takımımızın kalitesine ve camiamızın itici gücüne güvenmeye devam edeceğiz.
Aragones, muhtemelen, her yıl Fenerbahçe teknik direktörü gagalamaya alışmış futbol uleması yerine, bildiğini uygulamaya dönecektir.
Şu an, hiçbir maç, Partizan maçından daha önemli değil. O maç, bizim Avrupa Şampiyonlar Ligi’ne giriş maçımız olacak. Aksini düşünmek bile istemiyoruz.
Partizan maçından sonra konuşalım...

Cengiz Çandar [Resim: candar.jpg]

wWw.FoRuM11.NeT

(\__/)
(='.'=)
('')_('')
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla  Konu Gönder