25-08-2008, 12:01 PM
Ş harfi ve diğerleri/ibrahim tenekeci
Ş, a ile k arasına boşuna konulmamış.
Şındaki çınlama kimde var? İşte: Şınnnn...
Ş olmasa, kuş nasıl uçar? Maaş nasıl ödenir?
Şolmasa, şen şakrak olabilir miyiz?
Kabul ediyorum: Dilimizdeki en güzel kelimeler m harfi ile başlıyor. Merhametten, maneviyattan, mevsimden tutun da meşakkate kadar... İsimler de öyle: Muhammed, Müslüman, Mekke, Medine, Müslim...
Aydın değil, münevver; odak değil, mihrak; yurt değil, memleket vs.
M harfi, gördüğünüz gibi, hepsine bir derinlik kazandırıyor.
Ama Ş de, m harfi kadar mühim vazifeler görüyor. Mesela j olmazsa, en fazla şu olur: Japonya değil, caponya; jandarma değil, candarma; jop değil, cop... Değişen bir şey olmaz yani.
Fakat ş'nin olmadığı bir Türkçe düşünemiyorum.
Ş olmasa, kavuşamayız bile. Şiir diyemeyiz. Şükredemeyiz. Şaha kalkamayız. Şefkatli olamayız. Şahsi fikrimizi söyleyemeyiz. Şehitlik kavramına başka bir isim bulmak zorunda kalırız.
Son şiirlerimden birinde, ..''Avlumuz vardı, çok uzaktık balkona / Büyük farktı bu, düşmanla aramızda'' diye yazmıştım. Düşmandan kastım, elbette batı. Batı ile aramızdaki fark, sadece avlu ve balkondan ibaret değil. Onlar soğuk, biz ise sıcakkanlıyız. Biz kucaklaşırız, onlar kafalarını sallar. Biz neşe dolarız, onlar sevinir. Biz şükrederiz, onlar etmez...
Belki de bu yüzden, ş harfinin batılılarda olmaması bana hep anlamlı gelmiştir.
Tabii şeytanın ş harfiyle başlaması da...
Öyle ya, bunca güzelliğin arasında şeytanın ne işi var?
Ş, a ile k arasına boşuna konulmamış.
Şındaki çınlama kimde var? İşte: Şınnnn...
Ş olmasa, kuş nasıl uçar? Maaş nasıl ödenir?
Şolmasa, şen şakrak olabilir miyiz?
Kabul ediyorum: Dilimizdeki en güzel kelimeler m harfi ile başlıyor. Merhametten, maneviyattan, mevsimden tutun da meşakkate kadar... İsimler de öyle: Muhammed, Müslüman, Mekke, Medine, Müslim...
Aydın değil, münevver; odak değil, mihrak; yurt değil, memleket vs.
M harfi, gördüğünüz gibi, hepsine bir derinlik kazandırıyor.
Ama Ş de, m harfi kadar mühim vazifeler görüyor. Mesela j olmazsa, en fazla şu olur: Japonya değil, caponya; jandarma değil, candarma; jop değil, cop... Değişen bir şey olmaz yani.
Fakat ş'nin olmadığı bir Türkçe düşünemiyorum.
Ş olmasa, kavuşamayız bile. Şiir diyemeyiz. Şükredemeyiz. Şaha kalkamayız. Şefkatli olamayız. Şahsi fikrimizi söyleyemeyiz. Şehitlik kavramına başka bir isim bulmak zorunda kalırız.
Son şiirlerimden birinde, ..''Avlumuz vardı, çok uzaktık balkona / Büyük farktı bu, düşmanla aramızda'' diye yazmıştım. Düşmandan kastım, elbette batı. Batı ile aramızdaki fark, sadece avlu ve balkondan ibaret değil. Onlar soğuk, biz ise sıcakkanlıyız. Biz kucaklaşırız, onlar kafalarını sallar. Biz neşe dolarız, onlar sevinir. Biz şükrederiz, onlar etmez...
Belki de bu yüzden, ş harfinin batılılarda olmaması bana hep anlamlı gelmiştir.
Tabii şeytanın ş harfiyle başlaması da...
Öyle ya, bunca güzelliğin arasında şeytanın ne işi var?