Forum11.NET - Yeni Nesil Forum Sitesi

Tam Görünüm: 13 Soru ve Şimdi Onlar Düşünsün
Şu Anda Hafifleştirilmiş Görüntüleme Modundasınız. Tam Görünüm Modu için, Buraya Tıklayın
[Resim: birfutbolkulubunun_cokotesi%20%5BTBkUHDT...?0.9607723]
“Ben Mustafa abi’ye dedim,Ankaraspor –Fenerbahçe maçında Kezman o penaltıyı atmayacaktı” “Abi onu bırak,ben de Hicabi ağabeylere söyledim Zico Bursa maçında yedeklerle çıkmayacaktı” diye kaçan şampiyonluğun nedeni bulduğunu sananlar çok.


“Fenerbahçe son 5 yılda Galatasaray’a eliyle 2 şampiyonluk verdi” diyen de çok…

Diyen de çok derken sadece sokaktaki adamdan bahsetmiyorum . Fenerbahçe’de futbol oynamış şimdinin yazarı,yorumcusu ağabeylerimiz, analitik/karizmatik futbol yorumcuları, tarafsız (!) futbolsever medya mensupları da dahil.


Türkiye’de futbolun adil oynandığı ,tarafsız yönetildiği ve manipüle edilmediğini sanan,varsayan ve 3-5-2, çift forvet gibi konulara gömülüp kalanlara bazı sorular soralım ,cevaplarını bekleyelim…


1) 1993-2007 arasında Galatasaray’ın ve Fenerbahçe’nin kazandığı penaltı sayıları kaçtır ? Cevabını Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir. Lütfen Üye Girişi Yapın.
Üye Girişi Yapmak İçin Buraya, Üye Olmak
İçin Buraya Tıklayın.
Galatasaray 116 Fenerbahçe 91 diye yazıvermiş.Aradı 25 farkı düşünelim…Olur ya,Fenerbahçe 50 Penaltı daha kazanmış olsa ve fark Fenerbahçe lehine +25 olsaydı neler olurdu ?


2) Hazır konu penaltıdan açılmışken Sayın Haluk Ulusoy görevden ayrılana kadar Fenerbahçe’nin hiç penaltı kazanmamasını nasıl yorumlamak gerekir ? Tesadüf mü ?


3) Son 5 yılda Fenerbahçe 380 Puan toplamış,Galatasaray 348…Pres yapan çok koşan,nokta transferler yapan,Avrupalı kimliğinden ödün vermeyen Galatasaray nasıl geride kalmış olabilir ?


4) Bu yılın en iyi futbol oynayan takımı kim ? Sivasspor mu Galatasaray mı ? Galatasaray 14 maçını tek farkla kazanmış.Sivasspor’un tek farklı galibiyetlerini değil çift farklı galibiyetlerini saymak daha kolay…İyi oynama kriteri nedir ?


5) Yarım ekmek içine zeytin ve yumurta koyarak öğle yemeklerini yediğini düşündüğümüz,bakkala manava görünmeden eve giden zavallı Galatasaraylı futbolculardan Florya’ya akbil ile gelen var mı ? Yerli araba kullanan var mı ? Tamam abartmayalım,peki Fenerbahçeli Beşiktaşlı futbolculardan çok daha az kazananı var mı ?


6) Türkiye’nin en pahallı futbolcusu kim ? Lincoln mü ? E peki nasıl oluyor ? Sahi Lincoln’un bonservisi kimin elinde ? Bir medya kuruluşu futbolcu transferinin içinde olursa “tarafsız” olabilir mi ?


7) Galatasaray’ın “Yönetim-Taraftar-Futbolcu kenetlendi” diye taraftarına pay çıkarması doğal.Peki o kenetleyici,bütünleyici,ateşleyici taraf yüzünden bu yıl kaç maçı seyircisiz oynadılar ? 6 mı ? Bir yanlışlık olmasın ? Yönetime de bir sorumuz olsun.Barusso,Buzid ,Carusca,Inomoto gibi arkadaşlar uefa tarafından dünya futbolunun kardeşliği için düzenlenen “futbolcu değişim” programı çerçevesinde mi geldiler ? Hiç oynamamaları ama paralarını da almaları nasıl değerlendirilmeli ?


8) Kovulan “hasta” Kalli Fenerbahçe maçını seyretmesi için davet alınca “iyileşip” niye geldi ? Maçtan sonra niye o kadar sevindi ? Kovulması bir senaryo muydu ? Şampiyon olunursa prim alacak mıydı ? Davet edilenler konusu açılmışken Mustafa Denizli’yi orada gören Fenerbahçe taraftarı neler düşünmüştür,neler hissetmiştir ?


9) Bu yıl liglerimizin en centilmeni yani en az sarı ve kırmızı kart gören takımı hangisi ? Tahmin etmeniz zor ben söyleyeyim :Galatasaray.Peki nasıl olur ? Hızlı futbolcuları sayesinde elbette. Hakem daha kart göstermeden etrafı kuşatılıyor hareket alanı kısıtlanıyor. Sabri,Barış,Servet,Song,Okan,Emre ,Ümit Karan,Arda gibi oyunculardan oluşan bir takımın en centilmen takım olması ne kadar manidar değil mi ?


10) Fenerbahçe’nin bu yıl oynadığı maçlarda rakipleri kaç dakika 10 kişi oynadı ? Yani rakipleri kaç kere kırmızı kart gördü ? Bunun cevabını ben vermeyeyim inanmazsınız…Kendiniz araştırıp görün lütfen.


11) Harmandalı,Kasap havası,Misket oynayarak rakiplerine gönderme yapan 11 aslan Türk gencinden oluşan Galatasaray milli takıma kaç futbolcu verdi ? 6 değil mi? Helal olsun be adamlara…Yabancı futbolcu cenneti Fenerbahçe ? Marco ve Kazım sayılmaz diyorsunuz ama uefa sayıyor işte…UEFA demişken “avrupa’da bir markayız” sloganını bugün bile ağzından düşürmeyen Galatasaray’ın son yıllardaki Avrupa başarılarını (!) nasıl açıklarız ? IFFHS’da Galatasaray yine Fenerbahçe’yi geçmiş midir ?


12) İki sezon önce 12 saat içinde eşi benzeri görülmemiş bir dayanışma içine girip “el değmemiş bir lig istiyoruz” diye tek tip pankart yaptıran 3 takımdan ikisinin yine bu sezon bir gece içinde internet sitelerine “beyaz bir sayfa” diye aynı metni koymaları sizinde gözlerinizi yaşarttı mı ? Bu dayanışmaya kim karşı koyabilir ?


13) Gelelim en kritik soruya .Türkiye’nin en zengin kulübü hangisi ? Fenerbahçe mi ? Bütçesi en büyük olan değil en zenginini sordum ? Yani mal varlığı olarak.Peki,Galatasaray ‘ın bu mal varlığının kaç para ödeyerek edindiği gibi bir bilgiyi hiç gördünüz mü ? Hayır bu sene için değil, hiç gördünüz mü ? Mesela Riva arazisi ,Florya, Küçükçekmece ,Kuruçeşme ne zaman kaç lira ödenerek alınmış ? Görmediniz.Peki ben bir soru sorayım, bu da son soru,hepinizin aynı cevabı vereceğine de eminim : Şükrü Saraçoğlu Stadını Fenerbahçe ne kadar ödeyip aldı. Bravo,herkesten ortaklaşa 1 TL cevabı geldi…Tabii o cevapta da yanlış !



Sorular bitti.Şimdi bir daha soralım,son 5 sezonda Fenerbahçe rakibine 2 şampiyonluk mu verdi “sistemin” elinden 3 şampiyonluk mu kaptı ?
Sonunda bir sezonun daha sonuna geldik ve hakem kararıyla daha sezon ortasında şampiyon ilan edilen Galatasaray, bütün destan haberleri yazmayı bekleyen basının da desteğiyle ipi göğüsledi.


Şimdi Galatasaray’ın önünde gerçekleştirmesi gereken bir hedefi daha var. Bu sezonun ve bu ruhun, ligde Fenerbahçe’ye 6 puan fark atmasının tesadüf olmadığını kanıtlamak zorunda. Aynen Fenerbahçe’nin bu sezonda Şampiyonlar Liginde alacağı sonuçlarla bu sezonun bir tesadüf olmadığını kanıtlamak zorunda olması gibi. Fenerbahçe geçen sene çeyrek final oynadı. Madem Galatasaray bu Fenerbahçe’den 6 puan daha iyi bir takım, o zaman yarı final oynayacak bir kadro yapmak zorunda. Çünkü herkes biliyor ki şu andaki kadro, hem Şampiyonlar ligi hem de UEFA Kupasında da ön elemeyi dahi geçemez. Galatasaray’a gereken komple bir değişiklik, antrenörü de kapsayacak şekilde. Ve bu dünya tarihinde bir ilk olacak, şampiyon kadronun komple revize edilmesi. Elbette Hakan Şükür hariç çünkü iktidarla bozulan ilişkileri düzeltecek tek isim Hakan. Bu durumda bir yıl evvel kendisini ve yakın arkadaşlarını göndermek için Almanya’dan Feldkamp’ı getirten Adnan Polat, hemen gerçeği farkına vardı ve takımdan kimin gitmesi, kimin kalması gerektiği gerçeğini kolayca anlayabildi.


Peki, bu kadro nasıl şampiyon oldu diyorsanız, en kestirme yol Trabzonspor – Fenerbahçe maçındaki Yattara’nın gol sevincine, Fenerbahçe – Kayserispor maçındaki Tolunay’ın öfke ve isyanına, Fenerbahçe’den 5 puan alan İstanbul Büyükşehir Belediyespor’un Galatasaray’a karşı şut bile atamamasına, aynı takımların Galatasaray ile olan maçlarına, başta Bünyamin Gezer olmak üzere tüm hakemlere sorun. Trabzonsporlu futbolcuların Fenerbahçe maçında sahada göbek atmalarının sebebi galibiyeti değil Galatasaray’ın şampiyonluğunu kutlamaktı. Dönelim Bünyamin Gezer’e. Kolay değil adam Kuddusi ve Selçuk Dereli’yi bile geçerek, 3 maçta (Denizlispor – Galatasaray, Fenerbahçe – Bursaspor, Fenerbahçe – Rizespor) tek başına şampiyonu belirledi, hem de sessiz, sedasız, sinsice.


Ligdeki maçlarının yarısını 1–0 kazanan şampiyon Galatasaray‚ Fenerbahçe’nin yapamadığı futbolun hangi temel öğelerini yerine getirdi de bu şampiyonluğa ulaştı?
Bu düzende‚ Türkiye´de şampiyon olmakla en iyi takım olmak ya da en iyi futbolu oynamak arasında bir bağlantı yok, bu çok açık. Türkiye’de kirlenmiş futbol düzeni her sene Fenerbahçe’nin yanında bir rakip atıveriyor. Penaltıları falan çoktan geçtim, 2 sezonda kazanılan penaltı sayısı Galatasaray’ın ilk 10 haftada kazandığı penaltı sayısına eşit. Fenerbahçe’nin ligde son iki sezondur karşılaştığı hiçbir rakip karşılaşmayı 10 kişi tamamlamadı. Bu normal bir durum mu?


Biz her şeyi bir yana bırakalım, bu sezondan bazı dersler çıkarmaya bakalım. Türkiye Liginde şampiyon oluruz veya olamayız, görüldüğü gibi bu bizi aşan bir durum. Biz gene elimizden geleni yaparız ama işin final kısmı, sahada oynanan futbolu aşıyor. Ama doğru bir analiz yapmamız Avrupa Kupası macerası için bu şart.


Takımın Chelsea maçıyla sezonu kapattığı lig bitince ortaya çıktı. Bu sezondan çıkarılacak en önemli ders, takım bu ağır mücadeleyi kaldıramadı, son 3 hafta adeta çöktü de bereket lig bitti, yoksa 4 üncülük içten bile değildi. Son 3 maçta görüldü ki artık beyinler ayaklara hükmedemez olmuş, fiziksel ve mental olarak takım tükenmiş. Futbolculara da kızamıyorum çünkü 2 hafta içinde, Beşiktaş, Kayseri ve 2 kez Chelsea maçı oynamak ve 3 galibiyet almak ne demek? Hem de erteleme talebini akıllara bile getirmeden.


Fenerbahçe geçen sene transfere Galatasaray ve Beşiktaş’ın toplamının neredeyse 5 de 1’i kadar para harcadı. Bu sene iki kulvarda da başarı isteniyorsa bu kadroyu derinleştirmek ve kesenin ağzını biraz açmak şart. Öyle ki Fenerbahçe’nin tamamen değiştirdiği 11 bile ligdeki en az 5 lig maçında rahat galibiyetle ayrılabilmeli ki diğer oyuncular bu sene olduğu ligin son 5 haftasında fizik ve kafa olarak iflas etmesinler, Avrupa Kupası macerasında daha diri kalabilsinler.


Takım koca sezonu neredeyse forvetsiz oynadı. Forvetsiz diyorum çünkü Semih büyük ölçüde yedekti. Hani halı sahada maç yaparken sürekli arkadaşlarına bağırıp çağıran, onların morallerini ve uyumunu bozan, sürekli top isteyen, alamadığında sinirlenip küsen, aldığında da hep kendini ön plana çıkarmak isteyen, iyi niyetli, bir şeyler yapmaya çalışan ama takımın ahengini bozanlar olur ya. İşte Kezman bana aynen böyle bir porte çiziyor saha içinde. Eğer Fenerbahçe önümüzdeki sezonda gene tek forvet oynayacaksa ilk transfer yapılması gereken bölge forvet, hem de Kezman’ın yerine gelecek iyi bir yabancı bir yerli olmak üzere. Koca sezon Semih + bir yabancı oyuncuyla geçmez çünkü İlhan’ın daha uzun zamanı var önünde. Tek forvetli sistemde de bu mevki için tek bir alternatif var Türkiye’de, o da Mehmet Yıldız. Fatih Tekke, Nihat’la birlikte en iyi Türk golcü ama bu sistemde olmaz.


Tüm bunlara rağmen tek forvet oynayan Fenerbahçe 72 gol atmış, çift forvet oynayan Galatasaray ise 64. Biz bu aradaki farka Alex farkı diyoruz. Alex’in her sezon yaptığı 30 gollük katkıyı çıkartırsak durum daha gerçekçi bir şekilde göz önüne seriliyor. Sıkıntı Alex’ durdurulduğu zaman ortaya çıkıyor. İşte bu durumlarda devreye girmeli Fenerbahçe forveti. Problem atılan golde değil yenilen golde. Neredeyse maç başına 1 gol yiyor Fenerbahçe defansı. Forvet sayısındaki eksiklik atılan golde değil yenilen golde etkisini gösteriyor. Daum’lu sezonda savunma hattı kalite olarak şimdikinin altındaydı. Fakat aynı anda Serhat, Tuncay, Hooijdonk, Nobre ve Alex’i karşısında gören rakip takım savunma yapmaktan burnunu çıkaramıyordu Kadıköy’deki maçlarda. Ama bu sistem Avrupa Kupası maçlarında doğal olarak iflas etti ve şimdi Zico’nun tam aksine Avrupa Kupası öne çıkarılarak Daum sürekli eleştirildi durdu. Şimdi ilerde tek forvetli oyunda Alex sayesinde atılan gol sayısında problem yok ama artık rakip Fenerbahçe’nin üzerine daha rahat geliyor. İki değil üç ön libero olsa da gene farklı bir şey olmayacak. Tabi işin bir de kaleci ayağı var ki o da az aşağıda.


Takım kasıtlı sertliği görünce ve presi yiyince pas yapamaz hale geliyor, aynı şekilde cevap veremiyor. Halbuki oynadığı sistemin en büyük özelliği pas alışverişi. Burada hakem farkı ciddi olarak devreye giriyor. Avrupa kupası maçlarında hakemler tamamen futbol oynatmak üzere yorum yapıyorlar, Türkiye’de ise tam tersi. Bir çok Avrupa kupası maçında lehimize öyle fauller çalındı ki Türkiye’de dayak yemeye alıştırıldığımız için bize tuhaf geldi. Çünkü lig maçlarında aynı şekilde biz karşılık vermeye çalıştığımızda ya da yanlış kararlara itiraz ettiğimizde ise hemen cezalandırıldık. En büyük örnek, Servet, Semih’e yaptığı hareketi Ali Sami Yen’de Ümit Karan’a yapsa kırmızı kart görür, bu hareketi bir Avrupa Kupası maçında yapsa üstüne bir de 5 maç daha ceza yerdi. Oysa ne oldu, sarı kartla geçiştirildi pozisyon. Hakemin kararlarına elinden geldiğince işaretle itiraz eden Lugano ise aynen bir dönem Fenerbahçe’de oynayan Servet ve Tomas gibi kart delisi haline getirildi. Neticede bahsettiğimiz ligde Alex, Song ve Servet’ten daha fazla sarı kart gördü.


Ama bu lig bu hakemlerle devam edeceği için buna çare bulmak şart. Burada sesini çıkarması gerekenler futbolcular değil yöneticilerdi. Ama Yönetimde sahada dayak yiyen futbolcular ve bu durumdan keyif alan hakemler için hiç sesini çıkarmadı. Tuhaf bir şekilde gidip Hıncal Uluç’a cevap verilerek ekmeğine yağ sürülürken hakemler hakkında bu kadar sessiz kalınmasını ben doğru bulmuyorum. Hıncal Uluç’un zaten herhangi bir spor branşından anlamadığı çok açık, yıllardan beri nasıl gündemde kaldığı belli. Polemik ve senaryo üreterek yaşıyor, fitne, fücur ve fesat ise beslendiği üç ana gıda. Yönetimde gidip bu şekilde cevap verince tam körün istediği bir göz duru gerçekleşiyor. Ben gidip Özhan Canaydın gibi düdük astırsınlar da demiyorum elbet, gerçi öyle yapılınca fair-play ödülü kazanılıyor ayrı konu ama özellikle şu Bünyamin Gezer hakkında nasıl bir açıklama yapılmaz hayretler içindeyim.


Gelelim kaleci konusuna, yabancı hakkı için kullanılacak esas mevki kaleci. Volkan’ın ne zaman, nerede, ne yapacağı belli değil. 6 pastan vurulan şutu da çıkarır, 50 metreden gelen topu da ıskalar. Geçen sene de çok büyük hatalar yaptı da takım şampiyon olunca fazla konuşulmadı. Sürekli “Türkiye’nin en iyi kalecileri bizde” diyerek geçiştiriliyor ama yaptığı hatalar çok büyük ve can alıcı, golle sonuçlanmayan hatası yok. Schalke maçında, geçen seneli Kayseri maçında topları ıskalayıp, Galatasaray maçında boşa çıkan da, Sevilla maçında uzaktan atılan şutları izleyen de Volkan, aynı maçta penaltıları çıkaran da Volkan. Arada tam bir uçurum var. Kalecide en önemli unsurlardan biri istikrardır, Volkan’da ise bu durum tam tersi. Bu maçlardakilerden hangisi gerçek Volkan, biz hangi Volkan’ı baz almalıyız? Serdar daha istikrarlı ama onun da ekstra kurtarışları Volkan’a göre daha az. Volkan’ın yaptığı büyük hataların hiçbirini yapmaz ama kurtardığı mutlak gollük pozisyonları da kurtaramaz. Bana kalsa ben Appiah ile boşaltacağım yabancı hakkını kesinlikle kaleciden yana kullanırım. Çünkü Fenerbahçe kalecisi bu sezon yenilen gollerden en az 10 tanesinin yememeliydi.


Maldonado transferi bence gerekliydi. Daha doğrusu o mevkiye bir transfer gerekliydi. Olaya rakamsal olarak bakalım, çift ön libero oynuyorsunuz, elde sadece Aurelio ve Selçuk var, Deniz sezonu kapamış, Appiah’ın ise bir daha futbol oynayıp oynamayacağı bile belli değil. Aurelio veya Selçuk’tan biri sakatlansa veya cezalı olsa sistem değişmek zorunda kalacak ya da oraya bir oyuncu monte edilecek. Sezon boyu 2 oyuncunun oynadığı böyle kritik bir mevkide en az dört oyuncunun kadroda bulunması gayet normal. Maldonado için kesin kararımı ben önümüzdeki sezona bırakıyorum. Hele bir dinlensin, arkadan hazırlık kampına katılsın, takıma alışsın, ondan sonra konuşmak daha doğru. Alex’in hakkında bu kadar olumlu konuştuğu bir isimde ben yanılacağına ihtimal vermek istemiyorum.


Tüm bu değerlendirmelerle birlikte takıma fazla yüklenildiğini ve eleştiri getirildiğini düşünüyorum. Ben dahil bir çok insan, fiziki güçteki düşüşü hesaba katmadan takımın Ali Sami Yen’den rahatlıkla galip geleceğini düşünüyorduk. Şimdi ne oldu da bir anda takımın tamamının gönderilmesi, oturmuş sisteminin komple değişmesi isteniyor? Fenerbahçe’nin ilk 11’i Avrupa standartlarında, ama ne zaman, takımda hiç cezalı olmayacak, sakat olmayacak, takım dinlenmiş olacak, taraftar maça gelip desteğini vermiş olacak vs... Onun dışında en fazla 1–2 değişiklik yapılabilir durumda. Bu rakamı en az 6 – 7 ye çıkarmak bu sezon şart. Çünkü yedeklerden beklenen gelişme bir türlü sağlanamıyor. Roberto Carlos ile oynayan Uğur ve Vederson, Edu ve Lugano ile oynayan Can ve Yasin, Alex ile oynayan Ali Bilgin ve Kemal kendini geliştirmediği sürece geriye yapacak tek şey kalıyor çünkü. Bu isimler, benzer yetenek ve kalitede isimlerle değiştirildiği sürece yapılan şey sadece isim değişikliği olur o kadar. Fenerbahçe’ye gereken sadece küçük üç dört dokunuş o kadar. Takımın ana hatları ve sistemle ne kadar fazla oynanırsa önümüzdeki sene acısı o kadar fazla çıkar.


Zaten kısıtlı olan bu kadro bir de bu sezon bitmek bilmeyen sakatlıklarla daha da dar hale geldi. 1 ay sonra sahalara dönecek denenler sezonu kapattı, 4 ay sonra dönecek denilen Appiah ise futbolu bırakmak üzere. Bu da yeni sezon için değerlendirilmesi gereken bir başka önemli konu.


Şimdi her Fenerbahçelinin aklıselimle hareket etmesi gereken bir dönemdeyiz. Sapla samanı karıştırmayalım. Fenerbahçe hala ligin en iyi takımıdır. Yürüdüğü yol Galatasaray’ı geçmek üzere kurulmamıştır. Bu yolda bütün branşlarda zirveye oynayan, yönetimi profesyonelleşmiş, gelirleri eskisi gibi yöneticilerin ceplerine değil kendi gelirlerine bakan, tesisleşmesine son sürat devam eden, büyük yatırımları ve büyük projeleri olan bir yürüyüştür. Galatasaray’ın tek amacı ligde Fenerbahçe’yi geçmektir ama Fenerbahçe’nin amacı çok daha farklıdır. Şampiyonluk sadece bu yürüyüşte, ilerlemede motivasyonu artıran bir araçtır o kadar. Şampiyon olamamak biraz hayal kırıklığı yaratabilir ama en büyük tehlike bunun öfkeye dönüşmesidir.


Fenerbahçe’nin elinde kolay kolay bir araya toplanamayacak kalitede bir 11 var, bunu heba etmemesi lazım. O gitsin, bu gelsin demek kolay. Eğer Fenerbahçe ligdeki maçların yarısını 1–0 lık skorla alsa, bu kadar hakem desteğiyle şampiyon olsa ve Galatasaray ile aynı futbolu oynasa eminim ki gene taraftarın büyük bir çoğunluğu eleştiri yapmaktan daha büyük keyif alacaktı. Bu tamamen taraftarın mükemmeliyetçi olmasından başka bir şey değil ama aşırısı da takıma zarar veriyor. Esas yeniden yapılanmak zorunda olan takım Galatasaray, aklıselim ile hareket edip elindeki kuvvetlendirecek olan takım Fenerbahçe. Kim bilir belki de tribünlerin biraz iyileşmesi ve kendine gelmesi için bu durum iyi bile oldu. Belki ve umarım, şampiyonluğa endeksli kombine sahipleri, yerlerini Fenerbahçe’ye endeksli taraftarlara devrederler bu sezon...
saol paylaşım için ama şampiyon GS
Referans Adresler